Subscribe

RSS Feed (xml)



Powered By

Skin Design:
Free Blogger Skins

Powered by Blogger

Özel Arama

1 Haziran 2010 Salı

ORTA DOĞU

Dünya’nın kanayan yarası Orta Doğu, yine kanamaya devam ediyor. Dünyada ilk kanın döküldüğü yerler, yine bir kargaşa ve kavga ortamıyla karşımızda. Peki Orta Doğu daha önceleri nasıldı? Biraz buna bakalım.
Orta Doğu, Müslümanların, Hıristiyanların ve Yahudilerin kutsal mekânlarını barındıran bu topraklar, 1517'de Yavuz Sultan Selim'in fethi ile Osmanlı topraklarına katılmış, 19. yüzyılın başlarına kadar da Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Aynı yıllarda Hicaz topraklarının da Osmanlı Devleti sınırlarına dahil edilmesiyle birlikte, bölgede tam anlamıyla bir Türk hakimiyeti sağlanmıştır.
Osmanlı Devleti’nin bu hakimiyeti 400 yıl sürmüştür. Bu süre zarfında Osmanlılar, o çorak topraklarda güller yetiştirmeyi başarmıştır. Fakat bu toprakların Osmanlı Devleti’nin elinden çıkması ile önce sömürgeci devletlerin, daha sonra 1948'de kurulan İsrail Devleti'nin uyguladığı işgalci politika, yaklaşık 100 yıldır bölgede dirlik bırakmamıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısında ve 20. yüzyılın başında Balkanlar'dakine benzer bir süreç Ortadoğu'da da yaşanmıştır. Osmanlı'yı ve Osmanlı izlerini bu bölgeden silmek isteyen güçler yine devreye girmiş ve Balkanlar'dakine benzer bir parçalama politikasına başlamışlardır. Daha sonra da sömürgeci devletlerin artan müdahaleleri, Ortadoğu'yu bitmek bilmeyen bir kargaşanın içine sürüklemiştir.
Şimdi de bu topraklar zulmün, baskının, daha kolay bir söyleyişle insanlık dışı her şeyin uygulandığı; “büyük” denilen devletlerin de sesini çıkar(a)madığı yerler oluyor.

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails