Çocukluğum, güzel bir Ege kasabasında geçti.Yazları kasabamızın biraz ilerisindeki, köy diyelim, yerleşim birimine taşınırdık.Burada,genellikle, birbiriyle akraba olanlar aynı mahallede otururdu.Ben de yazları babanemin ve dedemin yanına gider, yaz tatilimin büyük bir zamanını burada geçirirdim.Yaşamımdaki en güzel anlardan bazıları bu zamanlarda yaşanmıştır.
Dedemlerin evinin yanında dedemin kardeşi otururdu.Yani benim büyük emmim(amcam).Tabi bizim çocukluğumuzda bilgisayar oyunları, hatt
a televizyon bile o kadar yaygın değildi.Büyük emmim bana çeşitli maniler söylerdi, ben de o manilerle mutlu olurdum.Geçen gün o emmimin ziyaretine gittim.O günlerde bana söylediği manileri tekrar söylemesini rica ettim.O da aklında sadece bir manin kaldığını söyledi.Ben de bir kâğıda not ettim ve sizinle paylaşıyorum:
a televizyon bile o kadar yaygın değildi.Büyük emmim bana çeşitli maniler söylerdi, ben de o manilerle mutlu olurdum.Geçen gün o emmimin ziyaretine gittim.O günlerde bana söylediği manileri tekrar söylemesini rica ettim.O da aklında sadece bir manin kaldığını söyledi.Ben de bir kâğıda not ettim ve sizinle paylaşıyorum:Hasan Dayım koşamazdı,
Dizlerinde derman azdı.
Afacanlar pek haylazdı,
Sataşmadan duramazdı.
Hasan Dayı,Hasan Dayı,
Kim sürecek bu tarlayı.
Köylü,muhtar geldi,
Hıçkırıklar göğü deldi.
Okudu hoca bir Yasin,
Hep dediler: "Amin,Amin!"
Şaka yapma Hasan Dayı,
Kim sürecek bu tarlayı.
Saygılarımla...








0 yorum:
Yorum Gönder